15.12.12

1fincan kakao?


Kasımı geçemediğim, aralığa alışamadığım, ocağı beklemediğim şu günlerde yine bir playagain ile daha sizlerleyim:)


                                                                                                                   'Sweet November'

Dün gece oturdum, bir türlü uyku tutmadı dedim ki bi film izleyeyim.. düşündüm düşündüm… (yalan!)

Dün tüm gün gece film izleyeceğimi biliyordum, hatta ne izleyeceğimi de biliyordum. Takvimdeki tarih aralığın 15ini gösterse de ben 1 Kasım deyiverdim..  gece 3  sularında çektim battaniyeyi üstüme, aldım laptopu kucağıma, taktım kulaklığı, başlattım filmi.. sweet november!!

Aradan uzun bir zaman geçtiğini filmin ilk sahnesinde.. “aa böyle miydi ya burası” dediğimde anlamış bulundum.  Aradan uzun bir zaman geçse de etkisinin aynı olduğunu filmin sonunda zaten biliyordum.

Hayat nedir diye sorduğumuzda hep kendimizi düşünürüz dimi? Sanki hayat kendimiz, biz olmasak yaşam olamayacak gibi bahsederiz hep. Şu dünyada sırf bundan ötürü diyebilirim ki en bencil yaratıklarız biz övünmek gibi olmasın.. ama esasında gerçek öyle değildir. Bunun farkında olmamız da bizi en akıllı yaratık yapıyor böylece.  Hayat aslında hiç durmaz, hiç gecikmez, hiç yorulmaz.. sürekli olarak etrafımızda gerçekleşir. Zamanı durduracağımızı düşünmek ise.. her halde yüzyılın yalanıdır!

Aşık olmak… hep tartışırız ya hani. İlk görüşte aşk var mıdır? Çok erken değil mi daha evlenmek için? Onu mu buldun bula bula? Ben nasıl ona aşık olurum? Henüz birbirimizi tanıyalı 1 ay oldu, çok yeni değil mi? 1 ay… “anlamlı olacak kadar uzun, ve sorun çıkarmayacak kadar kısa” –öyle diyor Sara.. ben demiyorum! Elçiye zeval olmaz^^

Saydığım tüm o sorular ya kendi kendimize sorduğumuz, ya da çevremizde çok duyduğumuz şeyler değil de ne! Biz hep kuralları koyup koyup, onları ihlal etmemeye çalışıyoruz farkında mıyız? Bu kurallar bizim aklımızın oyunu.. sözde en akıllı yaratıklarız ya biz.. olmaz olası..

Ama gel gör ki.. insan kendi kurallarını an gelir ihlal edebilir. Hem de bir an olsun düşünmeden, ya da düşünmek olsun diye düşünerek.. ne fark eder… bir bakarız ki kuralsızlığın kuralını oluşturuvermişiz.

dipnot*: Nelson’un en güzel hediyesi kendi sesi değil de ne:)

dipnot**: her şey 1 fincan kakao ile başlamadı mı?

dipnot***: dün gece rüyamda bile kasım’da kalmışım ben.. film etkisi diye buna derim:)

özlüsöz*: “hayatımı yaşıyorum, üstelik geç kaldım”

veee en can alıcı darbeyi en sona sakladım. Önce bir tıktık^^ ve gözler kapansın…

E.




7 yorum:

  1. Merhaba, blogunuz ve içeriği çok hoşuma gitti.. Bende bloguma beklerim şimdiden teşekkürler,sevgiler...

    www.bensukaya.com

    YanıtlaSil
  2. izleyesim geldi tekraar :)
    bu gece de bana yazılar yazdırabilir belki..

    blogun niye bu kadar tatlı olmak zorunda ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aa çok teşekkür ederim, mutlu ettin beni^^
      izle izle.. bu filmi izleyip kalemi durdurabilene aşk olsun:)

      Sil
  3. çok acayip bir film zaten keanu hastası olduğumdan bu filmi durup durup izliyorum..klasik oldu bu film gerçekten

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. keanu konusunda tüm içtenliğimle sana katılıyorum Milena^^

      Sil
  4. sayfamı takip eder misiniz ?

    http://uydurukgunluk.blogspot.com

    YanıtlaSil