'Barney Stinson’n meşhur sözü.'
Buradan Zihin’e sesleniyorum.. meydan okuman kabul edilmiştir!!:)
Şimdi öncelikle söylemem gereken
bir şey var: daha önce film meydan okumasına katıldığımda ‘o kadar çok film var
ki nasıl seçerim’ diye yakınırken; bu durumda tam tersi düşünüyorum. ‘o kadar
az var ki izlediğim dizi.. nasıl cevaplarım bu soruları!’ amaa.. yine de
dayanamadım ve katılıyorum bu meydan okumaya. Biraz geç olsa da:)
Lafı fazla uzatmadan hemen sorulara
geçiyorum. (soruları merak edenler için; veya katılmak isteyen olursa diye..
tık!)
#1 En Sevdiğiniz Dizi?
Enn enn çok sevdiğim dizi
sorusuna; hiç tereddüt etmeden tek ve net bir cevabım var. (yahu az seçeneğin
olunca kararsız olmuyor insan!) tabii ki Dawson’s Creek!
Ergenliğimin Capeside’ı; “aşk her
şeyi altüst eden berbat bir alışkanlık.” diyen ilk aşkım, don kişot’um Pacey Witter’ı asla asla hiçbir diziye
değişmem:)
Hala sıkılmadan izleyebildiğim;
boş beleş gençlik dizilerinden daha fazlasını bulduğum ve bir o kadar da
samimi ve doğal diyaloglarıyla beni kalbimden vuran Joey, Pacey, Dawson ve Jen’i
unutmuyorum.
#2 En Sevdiğiniz Dizinin En
Sevdiğiniz Sahnesi?
Hımm.. işte bu zor oldu. Çünkü o
kadar çok var ki.. (Pacey ile Joey’nin içinde olduğu her sahne!) desem çok mu
genel olur. Tamam tamam.. seçiyorum birini.
sadece bilenler için anlam ifade eden kısma geçiyorum:)
Joey, Pacey ile Dawson arasında kalmıştır. Ve gitgide Pacey’den
uzaklaşmaya başlar.. Pacey’nin Capeside’dan gitmeye karar verdiğini duyması ise
onu allak bullak etmiştir. Bir yandan Pacey gidiyor diye üzülüyorken; bir
yandan da bu konu hakkında kendisine hiç bir şey dememesi kızdırıyordur. Bir akşam; daha önce
Pacey tarafından bir şeyler çizsin diye alınan duvarın önünden geçen Joey, onu bekleyen beyaz
duvarı bulamaz. Üzerine ‘ask me to stay’ yazılıdır. Duvara bakakalır ve arkadan
Pacey belirir.
Sanırım bu sahne en sevdiklerimin
başında geliyor. Aslında daha çok var. bak bak bir de bu var.. tık!
#3 Herkesin Mutlaka İzlemesi Gerektiğini Düşündüğünüz Dizi?
Şu sıralar gelen 2.sezonuyla mutluluktan havalara uçtuğum Mozart
in the Jungle!! demekten gurur duyuyorum. İzleyin, herkes izlesin!
Öncelikle Gael Garcia Barnel’in başrolünde olduğu bir dizi
nasıl kötü olabilir ki zaten.. New York
Senfoni’de geçen, bölümlerin takır takır nasıl geçtiğini anlamadığın tatlı mı
tatlı bir dizi.
#4 Çok Daha Fazla İnsanın İzlemesini İstediğiniz Dizi?
İştee! Yakın çevremden başladığım kimi görürsem söylediğim
ama daha kimseyi başlatamadığım dizim The Affair tam da bu sorunun cevabı
sanırım.
İlişkiyi ve ‘aldatma’ konusunu tek bir açıdan anlatmanın
tersine –aldatma- çevresinde yaşayan dört karakterin bakış açısıyla ayrı ayrı
görebilme şansımızın olduğu ender dizilerden biri. Ne diyeyim ki.. Joshua
Jackson’a olan hayranlığım sebebiyle başladığım dizi, kurgusuyla ve
kahramanlaştırmadığı karakterleriyle, gerçekçi hikayesiyle beni kendisine
bağımlı yaptı.
E siz de bakın bakalım.. çok daha fazla insan izlesin de
konuşalım ya biraz.








