5.7.12

Yalnızlık günü'

  Tim Burton izlemek içindi herşey. Sabahın körünün ilk seansında sinemada olma sebebim tam bu işte. Kim bu deli bu saatte koştura koştura, daha kahvaltısını etmeden sinemaya gelen.. bakışları altında aldığım biletimle gittim salonuma. Kapı açıktı, girdim. Salon boş.. oturdum koltuğa beklemeye başladım. Daha 20dk falan vardı sanırım filmin başlamasına.. bekledim bekledim.. ses yok.. salon hala boş.. sonra bir ses geldi dışardan. Heh dedim gelenler var galiba.. Sonra bi baktım görevli. Demesin mi “klimanın ayarı iyi mi? Salonun sıcaklığı nasıl?”.. nası yani bana mı soruyorsun diyecektim ki.. dank! Tabi bana soracak benden başka hangi deli gelir ki bu saatte buraya.. yok dedim iyi. “tamam dedi filmi başlatıyoruz” peki dedim.. salon karardı.. film başladı.. sağım solum önüm arkam boş.. bildiğin bomboş^^ sanki salonu kapatmışım gibi.. ohh keyif^^
  Sonra film arası oldu bi 5dk geçti geçmedi arkadan bir ses, önce anlam veremedim sonra kafamı çevirdim bi baktım filmin yansıtıldığı odanın camından adam bana sesleniyor. “filmi başlatmamızı istermisiniz?”.. hoppa.. iyice kendi salonum gibi komut verir oldum.. tabi dedim ne diyim:)  izledim bitti açtım salonun kapısını çıktım.. dışarıdaki görevli sormasın mı bana bitti mi film diye.. yok artık! diyecektim yok sıkıldım ileri sardırttım.. tövbee.. tamam baya baya kişiye özel gösterim yaptılar ama bu kadarı fazla yani:)) o değil alışacağım sonra her salonda aynı ilgi alaka bekleyeceğim falan.. zor..
  Yani işte böyle.. uzun zamandır uzak kaldığım sinema salonlarına dönüşüm muhteşem oldu böylelikle..

                                                                               'Dark Shadows'

  Uzun lafın kısası.. filme gelirsek..
 Aslında sevgili blogger arkadaşlarımdan tutun da medyanın en ücra köşesine kadar eleştirinin dibine sokulmuş bu filmi izlemeyi pek düşünmüyordum.. ta ki dün ölü gelini izleyene kadar.. Bir heyecana geldim galiba.. dedim bu Tim Burton.. ne kadar kötü olabilir ki? Böylelikle Avrupa sinemasında seçme yapacağım bu güzel günümü buna ayırdım. Sonuç mu? O koca salonda durdukça karanlık gölgeler çöktü üstüme!!
  Büyüler, lanetler, cadılar, vampirler -hatta bi ara kurtadam bile geldi-.. kulağa klasik Burton filmi absürtlükleri gibi gelse de işin aslı öyle değil. Diğer filmlerindeki kendiliğindenlik yerini zorlama sanatına bırakmış gibi. Olmamış yani bu sefer!
  Ama bu tabi değişmez bir gerçeğin yönünü şaşırtmaya yetmez. Hala Tim Burton hayranıyım.. ve hala onun hayal dünyasına dalabilme hayalim yerini inatla korumakta..  ne kadar oflasam da poflasam da  onun yarattığı tüm fantastik dünyalarda kendime bulurum bi yer.. hiç kuşkusuz..

dipnot*: sözüm sevgilisine jest yapmak için parayı bastırıp sinema salonu kapatanlara. Dinleyin beni! Çok kolay bi yöntemi var bunun, hem daha ucuz şüphesiz:) çözüm basit.. tak sevgilini koluna düş sabahın köründe sinema yollarına.. hadi bu da benden size kıyak olsun^^

E.

7 yorum:

  1. Merhaba. :)
    Tim'in izlediğim ilk filmi makas ellerdi, eğer izlemediysen izlemeni öneririm. Dark shadows şimdilerin popüler kültürüne bir misilleme midir acaba ne dersin? Yani onca vampirler, cadılar...
    Filmi tıpkı senin gibi filmi izleyip Tim Burton işi değil diyen arkadaşlarım yüzünden izlemedim, sanırım uzun bir süre de izlemeyeceğim.
    Bir de bomboş salonlar gece seanslarının da kaderi emin ol, yalnız film izlemek çok keyifli bence. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. selam Michelle^^
      makas elleri biliyorum ama daha izlemek kısmet olmadı ama izlenecek filmler listemde üst sıralarda yerini koruyor..
      kesinlikle filmde o misillemenin olduğu kesin.. Tim Burton'ın popüler kültürün orta yerine öyle bilinçsizce gireceğini hiç sanmam, o zekayla buna kurban olmaz o^^ evet dark shadows'u pek sevmedim ama vardır bir bildiği diyorum:)
      vee gerçekten boş salonda film izlemek acayip keyifli.. :)

      Sil
  2. seni mimlediğimi söylemek istedim ve blogunun yeni haline bayıldım! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevdiğine sevindim^^

      Sil
  3. vaayy salonu kapatmışsınız da haberimiz yokmuuş ehe :)

    evet sabahın köründe gidince kimsecikler olmuyor dipnot çok tatlı :)

    fakat filmi ben de hiç beğenmedim tabii ki yine tim burton'a hayranım!

    sweeney todd gibi şahesere imza atmış bi ismi bi filmle kötülemek olmazdı. niceleri güzl varsın bi tanesi olmasın ama filmde "yok artık!" dediğim yer kurt adam oldu. keşke o hiç olmasaydı be!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aa tabii Mia.. öyle kalabalık salonlar bana göre değil bundan böyle^^
      sweeney todd ve nicesi.. bi seferlik de böyle olsun diyelim ne yapalım:))bu arada kurt adam da aynı tepkiyi bende verdim.. şaşırdım kaldım öylece!

      Sil
  4. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil