4.8.14

Don Kişot'a özenirsem..

Merhabaa!

Size nemden buharlaşmak üzere olduğum, saunanın dibine vurmuş, adeta buhardan göz gözü görmeyecek hale bürünen odamdan yazıyorum.. (çok sıcak ve ben ölüyorum)

Bu ruh hali içindeyken, malum güzel filmlerden bahsetmek pek içimden gelmiyor.. ee bir de üstelik mert güzel bir konu bulmuş, mim demiş adına da.. o zaman biz de çalalım hemen bu temayı vee saydıralım filmlerin arkasından. Hazır mıyız? (bu blogda gördüğünüz tüm hoş sohbet, iyilik timsali eleştirileri bir kenara bırakın.. kuşandım silahları. Don Kişot misali açtım değirmenlere savaşımı. Var mı benim yanımda olan?)

Şimdii.  Bazı filmler vardır. Herkes sever. Imdb de deli dehşet puanları vardır. Külttür ve ya ödüllüdür. Ağzını hafiften dahi açsan filmin tüm fanları cümlenin sonu gelmeden tüm kelimeleri ağzına tıkar. Oyunbozan olursun, hiçbir şeyden anlamaz olursun, cahil olursun, sen filmden ne anlarsın ki olur.. yerin dibine sokarlar sokarlar çıkarırlar, feleğini şaşarsın. Bu yüzdendir ki sevmedğimiz filmleri pek dile getirmeyiz, üstelik o film bir de kitleler tarafından çok seviliyorsa.. kaç kaç kaç!!

Ama bu gece eteğimdeki tüm taşları döküyorum kararımı verdim. Başlıyorum..

1)      Eternal sunshine of the spotless mind 8,4

Bu filmden daha önce de dert yanmıştım burada. Öncelikle filmin adından başlıyorum. Ya da başlayamıyorum çünkü her duyduğumda gülüyorum:) bir şey hakkında çok espri yapmayacaksın, sonra ciddiye alamıyorsun istesen de.. neyse. Film imdbde iyi puan almış! En iyi romantik filmler arasında! Hadi canım sende.. filmde doğru düzgün aşk yoktu be.

İki kere izledim. Sevmedim. Sevemiyorum..  

    
 2)      Closer 7,3

Tamam çok popüler bir filmde değil. Peki neden bu listede? Benim yüzümden..

Bu film benim inadım. Kaç defa izlemeye başladım onu bile hatırlamıyorum. Ama gel gör ki filmin ilk yarım saatinden öteye geçemedim. (ilk yarım saat baya ezberimde, o kadar) Niye bu kadar taktım bilmiyorum ama seven varsa eğer bu filmi. Buradan ona sesleniyorum. Nasıl sevdin? Nasııll..


3) American Beauty 8,5

Alın size ödüle doyamayan bir film.

Kevin Spacey! Çok severim. Gerçekten bak.. hele ‘the life of david gale’de hayranım ona. Ama işte bu filmde olmadı.. çok büyük umutlarla izlemeye başladığım filmin yarısından sonra dakikaları saymaya başladım. ‘Genç kız- yaşlı adam ilişkisi sana göre değil demek ki’ gibi eleştiri duymak istemiyorum. Yok arkadaşlar, o kadar dar bir vizyonla film izlemiyorum. Problem o değil. Ne mi? Niye mi sevmedim bu yığınla ödüle sahip filmi?  Bilmiyorum.


4)      İncir Reçeli 6,8

Eveet.. geldim şimdi fasulyenin faydalarına.

Zaten sorunum aldığı puanla değil. Sorunum: yarattığı popüleriteyle. Resmen film vizyona girdiği yılda büyük sansasyon oldu. İncir Reçeli’ni izlemeyeni dövüyorlardı, o derece. O bayık sesli Halil Sezai dinleyen genç kızlar, facebookta değişen incir reçeli temalı profil fotoğrafları, birden bire incir reçeli satışlarındaki patlama.. abartmıyorum. oldu bu.

Direndim, direndim, direndim. Sonra bir gün izledim. Hatta buraya da yazdım.
Sonuç: yanılmamışım. gereksiz bir abartma. zaman kaybı.

5) Star Wars 

Durun!! Hemen kızmayın, sakiin. Tamam.

Imdb puanını söylemiyorum. Hem hangisini söyleyeyim, kaç tane olduğunu bile bilmiyorum.
Büyük itiraf: Hiç birini izlemedim. İzlemek de içimden hiç mi hiç gelmiyor. Zaten pek haz etmem bilim kurgudan. Evet, haklısınız. Bu ‘Star Wars’. Üzgünüm.. anlamıyorum sizin bu filme olan tutkunuzu..


6)      The English Patient 7,4

Çok mu oldum?

Bir çok oscar adaylığı.. ödüller.. peki benim listemde ne işi var? nesini sevmedin elif he? Cevabım yok.. 
sorunum şu ki: uykuma yenik düştüm. Hem de 2 kez. ee ben de fazla zorlamayayım dedim.
olmuyorsa olmuyor..

  
7)      The Notebook 8,0

Ön bilgi: bu filmi severim. Hatta güzel şeyler de yazmıştım daha önce. Sonra ne mi oldu? çok abarttılar.. 

Çok daha güzel aşk filmleri yok mu? Dur bi düşüneyim.. (..) Böyle sorunca gelmiyor. Ama var, eminim. Evet güzel film. Ama en en en güzel aşk filmi değil arkadaşlar yapmayalım lütfen..


8)      Requiem for a Dream 8,4

Şaka Şaka!!!  Bu film için ölünür.




*Daha çok var aslında da.. saat çok geç oldu. uzatmayayım artık. zaten biraz daha yazarsam kendime bir sığınak bulmam gerekecek. çok büyük taşlar değil ufak ufak.. tamam mı? blogumu başıma yıkmayın. rica ederim..


E.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder