19.1.13

Sıradan bi cumartesi..


Günümü iki adet romantik-komedi playagain'le sonlandırıyorum.. bu kasvetli cumartesini biraz olsun güldürmek için! Kahkaha demiyorum, tebessüm de yeter..

Evden çıkmaya üşendiğimden, netten film indiremediğimden, evde izlenmemiş filmlerime inat daha daha eğlenceli bi film olsun diye arandığımdan.. çook önce izlediklerime hemen göz kırptım.. tam hatırlayamadıklarım, sevdiklerim, tamamen unuttuklarım.. ohoo.. baya baya kabarık bi liste çıkardım.. ve ilk iki sıramı çook uzun zaman önce izlediğim.. Hitch ile 27dresses’a ayırdım^^


                                                                                                                             'Hitch'

İlişkiler bi hastalık mıdır da doktora ihtiyaç vardır? gibi klişe bir cümleyle başlıyorum o halde.. yok aslında şöyle sormak gerek.. birini sevmek ama kendini sevmemek hastalık mıdır? hmm sanırım evet! Zaten buradaki doktorumuz da buna çare değil mi? özgüven aşılama, pohpohlama, bir tutam cesaret.. tata tatam.. mutlu son^^

Taktikler, buluşmalar, konuşmalar, kumpas, entrika, yalan.. pardon da ilişkiye mi savaşa mı hazırlanıyoruz? İlişkiler de bi nevi savaş gibi diyenleri duyar gibiyim.. kazananı cidden merak ediyorum.
Şimdi sen bu doktorun (hitch’in) yaptıklarını onaylıyor musun onaylamıyor musun? diye sordun diyelim:) ahh bilemedim ki.. bi kısmını evet bi kısmını hayır.. ama WillSmith süperdi o ayrı^^

Zor işler bunlar.. çetrefilli, karmakarışık.. o yüzden işte o sıradan numaralar bayat kalıyor söz konusu aşka gelince.. ya aman.. en iyisi hiç sevmemek galiba? Peki ya “iyi” yeterince iyi değilse. Ya olağanüstü bir şey istiyorsam.. hmm olayı bilmece tekerleme arası bir noktaya vardırmayı başardığıma göre susuyorum..

Alex Hitchens kendini arabanın üstüne atarken diyor ki.. “ne halt etmeye atladım ki”..  işte aşk da öyle bir şey..

*tüm müzikler güzeldi ama en güzeli.. bu filme en yakışanı bu olsa gerek.. tıktık^^ .. try and try.. try and try.. 


                                                                                                            '27 Dresses'

Düşünüyorum da.. biz kadınlar evlenmek için mi düğün yapıyoruz yoksa düğün için mi evleniyoruz? Ya da şöyle de sorulabilir.. biz o gelinliğe mi aşığız yoksa o adama mı? ..

Ben bunları düşünürken.. sonra biri çıkıyor ve diyor ki.. evliliğe inanmak=noel babaya inanmak! O kadar mı fantastik bi dünyadan bahsediyoruz biz?

Sonra o adam diyor ki.. ‘hayır’ diyebil! biraz olsun kendini düşün! Benim aşık olduğum yazılar için diyor ki “onları hissetmeden yazdım, çünkü ben iyi bir yazarım”.. –hiçbir şey hissetmeden yazabilir misin sahi?

Ve.. bi gün oluyor bi tek bi tek derken sarhoş oluyorsun.. içinden geldiği gibi konuşuyorsun.. sonra bi bakıyorsun ki aslında anlattığın kişi esas sen değilsin.. (hani içki bütün kötülüklerin anasıydı.. pehh^^).. sonra o müzik çalmaya başlıyor.. bi bakıyorum ki Kevin ile Jane barda deli gibi şarkı söylüyorlar.. b b b bennie and the jets tıktık^^


Uzun zamandır bol ağlamaklı, bol melankolik filmler izleye izleye sulu göz olmuştum ki.. arka arkaya bu iki film beni kendime getirdi.. yanında da şöyle en çikolatalısından bir dondurma olsaydı mm off^^
.. sanırım bu cumartesiye bi film daha yakışır he?.. sıradaki... "Chocolat" mı olsa ne, ironi olur^^ 

E.

5 yorum:

  1. senin bloğunu çok seviyom lan ben yine iyi yazmışsın :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. süpermiş o halde:) saolasın^^

      Sil
  2. senin bloguna bir şeyler olmuş. bi değişmiş mi. adı mı değişmiş. ne olmuş. gözlerim mi yanılıyor ya da?!

    :) ne çok tepki verdim yahu. bi afalladım sanırım ama.

    elifim. sen aynı kal ama hep, olur mu?

    sevgi ile,
    luna.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) ufak tefek değişiklikler diyelim.. öyle köklü değişikliklerden pek hoşlaşmıyorum:D
      çok tatlısın Luna'm.. sen de hep böyle kal.. yaz, biz de okuyalım hep^^

      Sil
    2. peki ufak tefek olsun. çok olmasın... ^^

      sevgiler.

      Sil